
Halikarnas
Balkanların en büyük diskosu olan Halikarnas Disko saatler 24.00 sularında yükünü almaya başlıyor.Sanki Bodrumda herkes sözleşmiş gibi aynı anda , enerjik ve dinç olarak geliyor. Belli bir düzen içinde sırayla kontrollü olarak içeri buyur ediliyor.Geçmiş yıllara oranla daha profesyonel bir yaklaşım içinde olan idareci ve korumalar sürekli telsiz iletişimi ile hem idari kuralları uyguluyor hem de konukların güvenli ve problemsiz eğlenmeleri için çalışıyorlar. Hınca hınç pisti dolduranlara önce dans müziği çalınıyor.Ne yaptıkları pek de belli olmayan dans severlere birazda "tıs tap" müzik çalınıyor kısa süre sonra bu yazın sakız parçaları olup daha başlarken eller havada yaylanarak tempo tutturan coşturan pop parçalara geçiliyor. Bunlar içinde Halikarnas başta olmak üzere her diskoda birkaç kez çalınan Sertab Erener, Yıldız Tilbe, İbrahim Tatlıses, Tarkan'a ait ünlü parçalar dinleniyor. Halikarnas'ın DJ'i tanınmış parçaların içine öyle bir darbuka sololar döşüyor ki hem parça bir anda daha da oynak hale gelip baylara bile göbek attırıyor, hem de bir kilometre daha uzuyor, pistteki gençler yahut da kendini genç hissedenler hop oturup hop kalkıyor,el çırparak eşlik edenlerle sesler ayyuka çıkıyor.
Hoparlörlerden yapılan anonsla bu defa birbirinden yetenekli üç Rapcı sahne alıyor. Marifetlerini bir bir sergileyen rapcılar eforları, figürleri, dayanık lılıkları ile hayranlık uyandırıyorlar. Mesela bir rapcılar kafasına giydiği bere üzerinde amut biçimi 4 dakika hiç düşmeden dengesini kaybetmeden beyin üstü topaçtan hızlı fırdöndü,rulet, misali buz patenindeki gibi dönüp görünmez oluyor ayağı kalkınca da sendelemeden dansına devam ediyor, inanamıyorsunuz. Bir başkası yer çekimine meydan okurcasına ara sıra yere dokunarak yerden hiç bir güç almadan kendi yarattığı hızı ve ağırlığı ile takla üstüne takla atıyor,buna da inanamıyorsunuz.Rapçı gençler konuklar arasında dans etmek, figür göstermek isteyenlere de dans pistinde olanak tanıyorlar. Halikarnas show un bir başka bölümünde kolejli kız kıyafetleri, yandan örgülü saçları, geniş çerçeveli gözlükleri ile bir genç kız grubu sahneye çıkıyor ve bunlar birlikte aynı figürlerle gayet masum uyum içinde dans ediyorlar, demeye kalmadan her şey bir anda değişiyor, masum görünen kolejli kızlar bir anda üzerlerindekileri parçalarcasına çıkarıp popolarını adamakıllı dışarıda bırakan deri kostümleri ile erotik dans gösterilerine başlıyorlar.Tabiri caizse yürek hoplatan ,nefes kesen figürler şaşkınlıkla izleniyor, bu gruba ahtapot benzeri kostümlü uzaylı canavarlar da katılıyor. Ve nihayet yapılan anonsla merakla, sabırsızlıkla, heyecanla beklenen "Köpük Show u" başlıyor .03.00 civarında koca ağızlı köpük püskürtücü sahneye çekiliyor ,sarı simli parlak saten mayosuyla !
sahnede köpük makinesini ateşleyen köpükçü kız dans ederek namluyu pistte yer alan konuklar üzerinde gezdirerek köpük yağdırıyor.Banyoda bile bu kadar köpük içinde olamayacak durumdaki dans severler çığlıklar atarak köpüğün bitimine dek köpüklere bulanıp neşe içinde çılgınca dans ediyor, sonrada yıkanmak üzere lavabonun yolunu tutarak sabaha son veriyorlar.!!! Bu defada dört yıl önce yapılan arıtma sayesinde denize girilebilir hale gelen ,mekanik rodeonun da bulunduğu Bodrum plaj yolu kumsalı, güneşin doğumu ile konuklarını kabul etmeye başlıyor. Halikarnas mutlaka görülmesi ve o heyecanın yaşanması gereken yerlerden birisi...